Allah'ın Güzelliklerinden Bir Demet 2

Giriş

İnsanlar doğadaki canlıların yaptıkları bazı işlemler hakkında ancak deney, gözlem ya da araştırma yaparak bilgi sahibi olabilirler. Bunu örnekler vererek görebiliriz:

Su altında yaşayan nilüferlerin güneşe ulaşarak fotosentez yapabilmesi için nasıl bir sisteme gerek duyacağını öğrenmenin bizim için tek yöntemi, o bitkinin gelişimini izlemek ve genel yapısı üzerinde incelemeler yapmaktır.

Savunma mekanizması olarak vücudunda iki ayrı patlayıcı kimyasal madde bulunan bombardıman böceğinin, nasıl olup da havaya uçmadığı sorusunun cevabı ise ancak yine araştırmalar sonucunda elde edilecek bir bilgidir.

Zifiri karanlıkta bir yarasanın avını hiç zorlanmadan ilk seferde nasıl yakaladığı, hangi sistemi kullanarak bunu başardığı sorusu ise yine gözleme ve araştırmalara dayalı olarak cevaplanabilir.

Bunlar gibi her canlının üremesi, beslenmesi, barınması ve korunması gibi konularda verilebilecek binlerce örnek vardır. Ancak bu örnekler arasında, üzerinde mutlaka durup, düşünülmesi gereken çok önemli bir ortak nokta bulunmaktadır. İnsanların araştırma, inceleme sonucu elde ettikleri, bilgiye dayalı olan tüm bu işlemleri söz konusu canlılar var oldukları ilk günden beri milyonlarca yıldır, üstelik de kusursuz bir şekilde yapmaktadırlar. İşte bu noktada düşünen ve aklını kullanmayı bilen insanın aklına çeşitli sorular gelir: Canlılardaki benzersiz çeşitliliğin kaynağı nedir? Tümü bir bilincin ve aklın delili olan bu sistemler nasıl ortaya çıkmıştır? Bu bilinç, hayvanların ve bitkilerin kendilerine mi aittir?

Elbette ki böyle birbirine bağlı mekanizmaları oluşturanlar, bu canlıların kendileri değildir; karar veren ve bu kararı uygulayanlar da bu canlılar değildir. Her detayında üstün bir bilgi bulunan canlılardaki tasarımlar, rastlantılarla da açıklanamaz. Çünkü bu kusursuz sistemlerin kendi kendine oluşması asla mümkün değildir.

Yeryüzündeki tüm canlılara ihtiyaçları olan özellikleri veren, onlara neler yapmaları gerektiğini ilham eden kısacası onları yaratan, üstün bir akıl ve ilim sahibi bir Yaratıcı vardır. Sayısız delilini gördüğümüz bu benzersiz aklın ve sınırsız ilmin sahibi hiç kuşkusuz tüm alemlerin Rabbi olan Allah'tır. 

Allah bir ayetinde şöyle emretmektedir:

Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık ö-ğüt alıp düşünmez misiniz? (Nahl Suresi, 17)

Bu kitapta, Allah'ın emri gereği üzerinde dikkatle düşünülmesi için O'nun göklerde ve yerde yarattığı milyonlarca delilden bazı örnekler verilmiştir.

EVRİM TEORİSİ

Charles Darwin'in evrim teorisi, bugün dünyanın dört bir yanında yoğun bir propaganda ile savunulmaktadır. Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle hiç sorgulamadan evrim teorisini doğru kabul etmektedir.

Oysa her geçen gün gelişen, paleontoloji, genetik ve biyokimya gibi bilim dalları, gerçekte evrim teorisini yalanlamaktadır. Evrimi ispatlamak için 150 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi geçersiz kılmaktan başka bir sonuca varamamıştır.

MATERYALİZME SÖZDE BİLİMSEL KILIF

Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin materyalist felsefe ile olan ilişkisidir.

Sadece maddenin varlığını kabul eden materyalist felsefe, yegane sözde bilimsel dayanağını evrim teorisinde bulmaktadır. Bu teoriyi benimsetmek için global düzeyde uygulanan propagandanın ardındaki asıl neden de budur.

SİTE HAKKINDA

Bu site, evrim teorisinin bilimsel çöküşünü ayrıntılı, ancak kolay anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Dahası teoriyi savunan bazı "bilim adamları"nın sahip oldukları önyargıları ve hiç çekinmeden başvurdukları çarpıtmaları gözler önüne sermektedir.

Bu dünya üzerindeki canlılığın ve insan neslinin gerçekten nasıl var olduğunu öğrenmek isteyenler, bu siteyi mutlaka okumalıdır.