Evrimcilerin İtirafları

Bölüm 14: At Serilerinin Geçersizliği İle İlgili İtirafları

Yakın bir zamana kadar, evrim teorisine kanıt olarak gösterilen fosil sıralamalarının en başında, atın sözde evrimine ait olduğu öne sürülen hayali bir sıralama gelmekteydi. Oysa bugün pek çok evrimci, atın evrimi senaryosunun iflas ettiğini açıkça kabul eder.

Peki "atın evrimi" senaryosunun dayanağı nedir? Bu senaryo, Hindistan, Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da değişik zamanlarda yaşamış, farklı tür canlılara ait fosillerin, evrimcilerin hayal güçleri doğrultusunda küçükten büyüğe doğru dizilmesiyle oluşturulan düzmece şemalarla ortaya atılmıştır. Değişik araştırmacıların öne sürdükleri 20'den fazla değişik atın evrimi şeması vardır. Hepsi de birbirinden farklı olan bu soy ağaçları hakkında evrimciler arasında da görüş birliği yoktur. Bu sıralamalardaki tek ortak nokta, 55 milyon yıl önceki Eosen devri'nde yaşamış Eohippus (Hyracotherium) adlı köpek benzeri bir canlının atın ilk atası olduğuna inanılmasıdır. Oysa atın milyonlarca yıl önce yok olmuş atası olarak sunulan Eohippus, halen Afrika'da yaşayan ve atla hiçbir ilgisi ve benzerliği olmayan Hyrax isimli hayvanın aynısıdır.

atın sözde evrimi şeması

Dünya üzerinde farklı büyüklüklerde at cinsleri yaşar. Evrimcilerin hayali senaryolarından biri olan "Atın evrimi" şeması, bu farklı cinslere ve bazı diğer memelilere ait fosillerin art arda sıralanmasından başka bir şey değildir.

Atın evrimi iddiasının tutarsızlığı, her geçen gün ortaya çıkan yeni fosil bulgularıyla daha açık olarak anlaşılmaktadır. Eohippus ile aynı katmanda, günümüzde yaşayan at cinslerinin de (Equus Nevadensis ve Equus Occidentalis) fosillerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu, günümüz atları ile onun sözde atasının aynı zamanda yaşadığını göstermektedir ki, atın evrimi diye bir sürecin hiçbir zaman yaşanmadığının da en açık kanıtıdır.

Stephen Jay Gould

Stephen Jay Gould

Kasım 1980'de Chicago Doğa Tarihi Müzesi'nde 150 evrimcinin katıldığı, dört gün süren ve kademeli evrim teorisinin sorunlarının ele alındığı bir toplantıda söz alan evrimci Boyce Rensberger, atın evrimi senaryosunun fosil kayıtlarında hiçbir dayanağı olmadığını ve atın kademeli evrimleşmesi gibi bir sürecin hiç yaşanmadığını şöyle anlatmıştır:

Yaklaşık 50 milyon yıl önce yaşamış dört tırnaklı, tilki büyüklüğündeki canlılardan bugünün daha büyük tek tırnaklı atına bir dizi kademeli değişim olduğunu öne süren ünlü atın evrimi örneğinin geçersiz olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri bütünüyle farklı olarak ortaya çıkmakta, değişmeden kalmakta, sonra da soyu tükenmektedir. Ara formlar bilinmemektedir.243

Diğer bazı ünlü evrimciler de bu gerçeği kabul eden önemli itiraflarda bulunmuşlardır:

Gordon R. Taylor:

Ama Darwinizm'in belki de en ciddi zaafiyeti, paleontologların, büyük evrimsel değişiklikleri gösterecek olan akrabalık ilişkilerini ve canlı sıralamalarını ortaya koyamamalarıdır... At serisi genellikle bu konuda çözüme kavuşturulmuş olan yegane örnek gibi gösterilir. Ama gerçek şudur ki, Eohippus'tan Equus'a kadar uzanan sıralama çok tutarsızdır. Bu sıralamanın, giderek artan bir vücut büyüklüğünü gösterdiği iddia edilir, ama aslında sıralamanın ileriki aşamalarına konan canlıların bazıları (sıralamanın en başında yer alan) Eohippus'tan daha büyük değil, daha küçüktürler. Farklı kaynaklardan gelen türlerin biraraya getirilip ikna edici bir görüntüye sahip olan bir sıralamada art arda dizilmeleri mümkündür, ama tarihte gerçekten bu sıralama içinde birbirlerine izlediklerini gösteren hiçbir kanıt yoktur.244

Prof. Ali Demirsoy

Prof. Dr. Ali Demirsoy

Dr. Niles Eldredge (Amerikan Doğa Tarihi Müzesi paleontologlarından):

Hayatın doğası hakkında her biri birbirinden hayali bir sürü kötü hikaye vardır. Bunun en iyi örneği ise, belki elli yıl önce hazırlanmış olan ve hala (Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nde) alt katta duran atın evrimi sergisidir. Atın evrimi, birbirini izleyen yüzlerce bilimsel kaynak tarafından büyük bir gerçek gibi sunulmuştur. Ancak şimdi, bu tip iddiaları ortaya atan kişilerin yaptıkları tahminlerin, yalnızca spekülasyon olduklarını düşünüyorum.245

Prof. N. Heribert Nilsson (Ünlü evrimci botanikçi):

Atın soy ağacı sadece okuma kitaplarındayken güzel ve renklidir. Oysa bu soy ağacının yapımı, eşit olmayan bölümlerin biraraya konarak yapılmış olması nedeniyle oldukça sunidir.246

Stephen Jay Gould:

Prothero ve Shubin şöyle yorumlarlar: Bu, geniş bir alanda efsane haline gelen at serisi hikayesine terstir. Buna göre at aşama aşama evrimleşmiş bir türdür. Halbuki atların tarihi incelendiğinde son halleriyle milyonlarca yıldan beri mevcut oldukları görülür. Aslında at serisi türler arası evrimsel geçiş için önemli bir sorun teşkil etmektedir.247

G. G. Simpson:

Okullarda, ders kitaplarında ve müzelerdeki at serileri resimleri oldukça basite indirgenmiştir ve yanıltıcıdır. Atın evriminin çok düzgün görünmesine neden olmuştur. Ancak gerçekte teoriyle ilgili önemli problemler ve evrimcilerin arasında bile anlaşmazlıklar vardır.248

Prof. Dr. Ali Demirsoy:

Hiçbir yerde beş parmaklı atadan ön ayağında dört arka ayağında üç parmak bulunan Hyracotherium (Eohippus)'a geçişi gösteren ara formlar bulunamamıştır.249

 

Dipnotlar

243. Boyce Rensberger, Houston Chronicle, 5 Kasım 1980, blm. 4, s. 15

244. Gordon Rattray Taylor, The Great Evolution Mystery, Abacus, Sphere Books, London, 1984, s. 230

245. Niles Eldredge, Harper's, Şubat 1984, s.60

246. Synthetische Artbildung, Verlag CWE Gleerup Press (Steve Birks, Creation/Evolution: Origin of The Species,

247. Stephen Jay Gould-Niles Eldredge, "Punctuated Equilibrium Comes of Age," Nature, Vol. 336 (18 Kasım 1993), s.226

248. G.G. Simpson, Tempo and Mode in Evolution, Columbia Univ. Press, New York, 1944, s.30

249. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Ankara: Meteksan Yayınları, 1984, s.37

 

EVRİM TEORİSİ

Charles Darwin'in evrim teorisi, bugün dünyanın dört bir yanında yoğun bir propaganda ile savunulmaktadır. Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle hiç sorgulamadan evrim teorisini doğru kabul etmektedir.

Oysa her geçen gün gelişen, paleontoloji, genetik ve biyokimya gibi bilim dalları, gerçekte evrim teorisini yalanlamaktadır. Evrimi ispatlamak için 150 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi geçersiz kılmaktan başka bir sonuca varamamıştır.

MATERYALİZME SÖZDE BİLİMSEL KILIF

Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin materyalist felsefe ile olan ilişkisidir.

Sadece maddenin varlığını kabul eden materyalist felsefe, yegane sözde bilimsel dayanağını evrim teorisinde bulmaktadır. Bu teoriyi benimsetmek için global düzeyde uygulanan propagandanın ardındaki asıl neden de budur.

SİTE HAKKINDA

Bu site, evrim teorisinin bilimsel çöküşünü ayrıntılı, ancak kolay anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Dahası teoriyi savunan bazı "bilim adamları"nın sahip oldukları önyargıları ve hiç çekinmeden başvurdukları çarpıtmaları gözler önüne sermektedir.

Bu dünya üzerindeki canlılığın ve insan neslinin gerçekten nasıl var olduğunu öğrenmek isteyenler, bu siteyi mutlaka okumalıdır.