Evrimcilerin İtirafları

Bölüm 11: Sudan Karaya Geçişin İmkansızlığı İle İlgili İtirafları

Evrimci senaryo, omurgasızlardan evrimleşen balıkların, bir süre sonra da karada yaşama imkanı olan amfibiyenlere dönüştüklerini iddia eder. Ama tahmin edileceği gibi, bu senaryonun da hiçbir delili yoktur. Yarı balık yarı amfibiyen bir canlının yaşadığını gösteren tek bir fosile bile rastlanmamıştır.

Ara geçişi göstermesi gereken fosillerin bulunmamasının yanı sıra sudan karaya geçişte bir canlıda birçok önemli değişiklik oluşması gerekir. Oysa bu tür bir geçiş imkansızdır. Bunu imkansız kılan sayısız faktör vardır. Örneğin balıkların karada yaşayabilmeleri için solungaçlarının akciğerlere, yüzgeçlerinin ayaklara dönüşmesi gerekir. Ayrıca enerji kullanımı, dolaşım ve boşaltım sistemlerinin işleyişi gibi pek çok konuda çok köklü değişimlerin meydana gelmesi gerekir. Üstelik sudan karaya çıktığı iddia edilen bir canlının yaşamını sürdürebilmesi için bu köklü değişimlerin hepsinin aynı anda gerçekleşmesi gerekir.

Ancak bu tür fizyolojik değişikliklerin tesadüfler sonucu ve aynı anda meydana gelmesi elbette imkansızdır. Nitekim evrimciler de bu imkansızlıkların farkındadırlar...

sudan karaya geçiş, çizim

Evrimcilerin iddia ettiği sudan karaya geçiş süreci hiçbir zaman yaşanmamıştır.

Hoimar Von Ditfurth:

Gördüğümüz gibi, karadaki hayat dertli, zahmetli, durmadan çözüm gerektiren sorunlar çıkartan bir hayat. Bu yüzden bir kez daha sormadan edemiyor insan: Niçin, evet niçin suyu terk ettik? Bu soru üzerinde kafa patlattıkça, evrimin bu adımı insana bir türlü mantıklı gelmemekte, olup biten, içinden çıkılmaz bir bilmece gibi görülmektedir.204

Robert L. Carroll (Omurgalı Paleontolojisi ve Evrim kitabının yazarı):

Erken amfibiyenlerle balıklar arasında ara form fosillerine sahip değiliz.205

Ne yazık ki ilk sürüngenin gerçek atası olabilecek bilinen tek bir örnek yoktur. Böyle bir ara formunun bulunmayışı amfibiyen-sürüngen geçiş sorununu cevapsız bırakıyor.206

Edwin H. Colbert ve M. Morales:

Palezoik devir amfibiyenlerinin ortak bir ataya sahip olduklarını gösterebilecek tek bir kanıt yoktur. Bilinen en eski kurbağalar, semenderler ve sesilyenler şu an yaşamakta olan örnekleriyle son derece benzerdirler.207

Britannica Ansiklopedisi:

Kaplumbağalar diğer omurgalılardan çok daha fazla ve iyi korunmuş fosiller bırakmalarına rağmen, bu canlılar ile kendisinden evrimleştikleri varsayılan diğer sürüngenler arasında hiçbir geçiş formu bulunmamaktadır.208

Lewis L. Caroll:

Maalesef, uygun sürüngen atalarının tek bir örneği bile, gerçek sürüngenlerin ortaya çıkmalarından evvel bilinmiyor. Bu tür atalardan kalma formların yokluğu, amfibiyen-sürüngen ara geçişindeki birçok problemi cevapsız bırakıyor.209

Robert L. Carroll:

Balıklar ve eski amfibiyenler arasında hiçbir ara fosilimiz yok...210

Dipnotlar

204. Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz Gecesi 2, Alan Yayıncılık, Kasım 1996, İstanbul, Çev: Veysel Atayman, s.149

205. Robert L. Carroll, Vertebrate Paleontology and Evolution, New York: W. H. Freeman and Co. 1988, s. 4

206. Robert L. Carroll, "Problems of the Origin of Reptiles", Biological Reviews of the Cambridge Philosophical Society, cilt 44, No.3, Temmuz 1969, s.393

207. Edwin H. Colbert, M. Morales, Evolution of the Vertebrates, New York, John Wiley and Sons, 1991, s. 99

208. Encyclopedia Britannica, 1992, c.26, s.704-705

209. Lewis L. Caroll "Problems of the Origin of the Reptiles", Biological Reviews of the Cambridge Philosophical Society, vol. 44 (1969)s. 393

210. Carroll, Robert L., Vertebrate Paleontology and Evolution, New York: W. H. Freeman and Co., 1988, s. 138

 

EVRİM TEORİSİ

Charles Darwin'in evrim teorisi, bugün dünyanın dört bir yanında yoğun bir propaganda ile savunulmaktadır. Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle hiç sorgulamadan evrim teorisini doğru kabul etmektedir.

Oysa her geçen gün gelişen, paleontoloji, genetik ve biyokimya gibi bilim dalları, gerçekte evrim teorisini yalanlamaktadır. Evrimi ispatlamak için 150 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi geçersiz kılmaktan başka bir sonuca varamamıştır.

MATERYALİZME SÖZDE BİLİMSEL KILIF

Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin materyalist felsefe ile olan ilişkisidir.

Sadece maddenin varlığını kabul eden materyalist felsefe, yegane sözde bilimsel dayanağını evrim teorisinde bulmaktadır. Bu teoriyi benimsetmek için global düzeyde uygulanan propagandanın ardındaki asıl neden de budur.

SİTE HAKKINDA

Bu site, evrim teorisinin bilimsel çöküşünü ayrıntılı, ancak kolay anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Dahası teoriyi savunan bazı "bilim adamları"nın sahip oldukları önyargıları ve hiç çekinmeden başvurdukları çarpıtmaları gözler önüne sermektedir.

Bu dünya üzerindeki canlılığın ve insan neslinin gerçekten nasıl var olduğunu öğrenmek isteyenler, bu siteyi mutlaka okumalıdır.