Darwinistler neden uzunca bir süredir suskunlar?

Geçtiğimiz onlarca yıl boyunca hiç durmaksızın sahte evrim haberleri veren, sürekli olarak yeni hayali fosiller üretip “kayıp halka bulundu” diye ortaya çıkan, hücrenin nasıl kendi kendine oluşabileceğine dair sayısız teori üreten ve bunların tamamı sanki gerçekleşmiş gibi masallar anlatan Darwinistlerden ve Darwinist basından bir süredir ses seda çıkmıyor. Kayıp halka haberleri durdu, gazetelere verilen uzun evrim demeçleri sona erdi, her hafta ayrı bir televizyon programını gezen Darwinistler ortalarda dolaşamaz hale geldi. Acaba bu ciddi değişikliğin sebebi neydi?

Bunun sebebi DARWİNİSTLERİN ALDIĞI BÜYÜK YENİLGİDİR.

Darwinistler, Darwin’den bu yana 150 yıldır çok kapsamlı bir kitle hipnozunu sistemli olarak sürdürmekteydiler. Karşılarına çıkan her karşıt sesi susturmuşlardı. Okullara, üniversitelere ulaşmışlardı. Basının büyük bir bölümü, emirleri altındaydı. Darwinist propagandanın gerektiği her an basın devreye giriyor ve “hayali kayıp halkanın” hemen devreye girmesi sağlanıyordu. Sistem son derece sistematik ve başarılı işliyordu. Kitle hipnozu tam tasarlandığı şekilde devam ediyordu. Deccal 150 yıl boyunca görev başındaydı. İnsanlar Darwinist, materyalist ve hatta dinsiz oluncaya kadar deccal yaptığı bu derin hipnoza devam etti. “Sen Darwinistsin, sen tesadüfen meydana geldin” diyerek insanlara çok kapsamlı bir büyü yaptı. İnsanlar bu deccal büyüsünün etkisi altında yıllarca tesadüfen meydana geldiklerine inandılar, şuursuzca Darwinizm’in doğru olduğunu zannettiler.

Bu kitle hipnozunun deşifre edilmesi ise Darwinistler açısından beklenmedik bir şeydi.

 

Yaratılış Atlası Darwinistler için en büyük yıkımı hazırladı

Yaratılış Atlası, çok büyük bir darbe oldu Darwinistler için. Yaratılış Atlası’ndan sonra ne yapacaklarını şaşıran, bu ani darbeyi hiç beklemeyen Darwinistler, yıllardır insanlar üzerinde gerçekleştirdikleri derin büyünün etkisinin ani bir şekilde yok olmaya başladığını gördüler. 300 milyondan fazla fosilin varlığının ifşa edilmesiyle şoka girdiler. Yıllardır itina ile saklamaya çalıştıkları Yaratılış delilleri tüm dünyaya açıkça gösterildi. Tek bir tane bile ara fosil olmadığını insanlar hayretler içinde öğrendiler. Dahası, yaşamın, Darwinistlerin iddia ettiği şekilde tesadüflerle başlayamayacağı, tek bir proteinin bile tesadüfen meydana gelemeyeceğinin anlatılması, Darwinistler için en büyük yıkımı hazırladı.

Avrupa Konseyi Basın Toplantısında Yaratılış Atlası- 04.10.2007

 

Yıllardır azametli bir şekilde tüm sahtekarlıkları pervasızca yapabilen, istedikleri her yerde istedikleri kadar sahte ve yalan haberi yayınlayan ve hiç çekinmeden bu sahtekarlıkları insanlara zorbaca dayatan Darwinistler, şimdi sahtekar olarak bilinmenin ezikliği içindeler. Daha önceden sahte imparatorluklarının anlaşılmadığını bildikleri için rahat hareket ederken, şu anda girdikleri her ortamda sahtekar olduklarını karşı tarafın anlayıp anlamadığı konusunda tedirginler. Artık dergilerde, gazetelerde yaptıkları bir yalan haberin mutlaka tepki ile karşılaşacağını ve tıpkı Ida ve Ardi sahtekarlığında olduğu gibi özür dileyip tüm iddialarını geri almak zorunda kalacaklarını çok iyi biliyorlar. Eskiden büyüyü yaygınlaştırmaya yarayan bir evrim haberinin, şimdi kendilerini küçük düşüreceğinin ve alay konusu haline getireceğinin farkındalar.

İşte bütün bunlardan dolayı Darwinistler suskunlar. Artık yalan söyleyemiyorlar. Darwinist propaganda yöntemleri artık onlara fayda vermiyor. Darwinizm’i kitlelere yayan deccal, en büyük darbelerinden birini almış durumda. Darwinistler, en büyük silahları olan bir kısım basını, yalan haberleri için kullanamıyorlar. Yalanı tekrar tekrar söylemek artık hiçbir işlerine yaramıyor.

Darwinistler elbette böyle olacağını tahmin edememişlerdi. Oysa bu, Müslümanların çok uzun zamandır bildiği ve beklediği bir sonuçtur. Çünkü bu, Kuran’da Yüce Rabbimiz’in büyük bir vaadidir. Yüce Allah, “Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder” (Enbiya Suresi, 18) ayetiyle belirttiği gibi, Allah inancına karşı geliştirilen her sapkın görüş ve batıl dini mutlaka dehşetli bir yenilgiye uğratacak ve bu batıl inanışların tümü büyük bir yok oluşla yok olup gidecektir. Darwinistler, zafer ve gücün yalnızca Allah’a ve Allah’ı sevip yüceltenlere ait olduğunu göreceklerdir. Alemlerin Rabbi olan Allah, Baki ve Azim olandır.

Yüce Rabbimiz, bir ayetinde şöyle buyurur:

De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, herşeye güç yetirensin." (Al-i İmran Suresi, 26)



EVRİM TEORİSİ

Charles Darwin'in evrim teorisi, bugün dünyanın dört bir yanında yoğun bir propaganda ile savunulmaktadır. Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle hiç sorgulamadan evrim teorisini doğru kabul etmektedir.

Oysa her geçen gün gelişen, paleontoloji, genetik ve biyokimya gibi bilim dalları, gerçekte evrim teorisini yalanlamaktadır. Evrimi ispatlamak için 150 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi geçersiz kılmaktan başka bir sonuca varamamıştır.

MATERYALİZME SÖZDE BİLİMSEL KILIF

Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin materyalist felsefe ile olan ilişkisidir.

Sadece maddenin varlığını kabul eden materyalist felsefe, yegane sözde bilimsel dayanağını evrim teorisinde bulmaktadır. Bu teoriyi benimsetmek için global düzeyde uygulanan propagandanın ardındaki asıl neden de budur.

SİTE HAKKINDA

Bu site, evrim teorisinin bilimsel çöküşünü ayrıntılı, ancak kolay anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Dahası teoriyi savunan bazı "bilim adamları"nın sahip oldukları önyargıları ve hiç çekinmeden başvurdukları çarpıtmaları gözler önüne sermektedir.

Bu dünya üzerindeki canlılığın ve insan neslinin gerçekten nasıl var olduğunu öğrenmek isteyenler, bu siteyi mutlaka okumalıdır.